12 Aralık 2011 Pazartesi

Noel Bayram'ı İçin Nasıl Hazırlanabiliriz?


Yaşlı bir kadın çocukları ve torunlarına Noel hediyesi almak istemiş ancak hepsine ayrı ayrı hediyeler seçmek, paketlemek ona çok zor görünmüş. O da her birine güzel bir kart yazar, içlerine de para koyup gönderirim diye düşünmüş.
Birkaç gün sonra kadıncağız kartları gönderdiğinde içlerine para koymadığını fark etmiş.
Düşünün torunlar kartlarını açıyorlar ve içinde büyükannenin notunu okuyorlar “Kendine istediğini al!” Bazen hazırlıklarımız bizi çok yıpratır ve hayal kırıklıkları yaşatabilir.  

Bazen hazırlanmak, düşündüğümüzden biraz daha fazla zaman alabilir. Özellikle Noel’de.

Elbette biz Türkler Avrupa ve Amerika ülkelerinde yaşayan Hıristiyanlar kadar yoğun bir hazırlık yapmıyoruz. Yine de Aralık ayı gelir gelmez birçoğumuz evin gizli köşelerine saklanmış ağaçları, süsleri bulup çıkartırız. Ağaçları kurar, ışıklarımızı ve dekoratif süslerimizi asarız. Kurabiyeler, pastalar pişer, çocuklar için hediyeler hazırlanır, aslında hediye alışverişleri/takası için alışveriş yapılır. Kilise için ilahiler prova edilir, konuşmalar hazırlanır, davetiyeler basılır ve dağıtılır, evlerde misafirler ağırlanır, meraklılar ile toplantılar düzenlenir… Yani zaman NOEL’e hazırlanma zamanıdır…

Peki tüm bu sayılanlar içinde acaba kalbimizi hazırlamak için biraz zamanımız var mıdır?

Yeşeya 40:3
“Şöyle haykırıyor bir ses: "Çölde RAB'bin yolunu hazırlayın, Bozkırda Tanrımız için düz bir yol açın.”
Bu ayetler Vaftizci Yahya’nın hizmetinden bahsetmektedir. Ayet projeler yapmaktan, teknik hazırlıktan bahsetmiyor ama İsa Mesih’e hoş geldin demek için kalbin hazırlanışından bahsediyor. Bugün bu çağrıyı tekrarlamak istiyorum ve hazırlık için 3 tavsiyede bulunmak istiyorum.

I.TEKRAR ÇOCUK OLMAK
Belki bazen bayramların sadece çocuklar için olduğunu düşünebiliriz. Bizim evde sanki bayram en çok oğlumuz tarafından bekleniyor. Acaba biz yetişkinler İsa Mesih’in doğumunu kutlamak için çok mu yaşlıyız? Eğer öyle düşünüyorsanız biraz çocuklaşmak iyi olur.
İsa Mesih’in Nikodim ile yaptığı sohbette ilginç bir tabir kullanır. Tanrı’nın Egemenliğine girmenin tek yolunun yeniden doğmak olduğunu söylemişti İsa Mesih. Ve bu söz Nikodim’in kafasını karıştırmıştı.
Buna benzer başka bir ifade daha İsa Mesih’in ağzından duyulmuştu.             
Luka 18:15-17
Bazıları bebekleri bile İsa'ya getiriyor, onlara dokunmasını istiyorlardı. Bunu gören öğrenciler onları azarladılar.
16 Ama İsa çocukları yanına çağırarak, "Bırakın, çocuklar bana gelsin, onlara engel olmayın!" dedi. "Çünkü Tanrı'nın Egemenliği böylelerinindir.
17 Size doğrusunu söyleyeyim, Tanrı'nın Egemenliği'ni bir çocuk gibi kabul etmeyen, bu egemenliğe asla giremez."

İsa Mesih bu sözler ile ne demek istemiştir?
İsa Mesih ne demek istememiştir bakalım:
-Büyümek problem değil.
-Çocuklar elbette her zaman küçük melekler değiller.
İsa Mesih yaşça büyümemize rağmen aslında Dünya’sal birçok konuda büyümediğimizi de vurgulamak ister. Affetmeme, öfke, bencillik, gibi olumsuz konularda çok eksiğiz, gelişemiyoruz. Gelin bu bayram döneminde bu konularda çocuk gibi olalım.

TÖVBE EDELİM:
-Belki birisi ile sorununuz var, bağışlayın. Tıpkı çocuklar gibi, kavga ederler birkaç dakika sonra oynamaya devam ederler.
-Çocuklar birçok konuda yetişkinlere bağımlı ve onlara muhtaçtır. Bu bayramda da Tanrı’ya muhtaç olduğumuzu, onsuz birçok şeyi yapamadığımızı hatırlayalım. Eğer çocuğun iyi anne-babası varsa yiyecek içecek için kaygılanmaz, elbiseleri hakkında fazla düşünmez, okula nasıl ulaşacağını tasa etmez. Çocuk tamamen ailesine güvenmektedir.

Matta 7:9-11
Hanginiz kendisinden ekmek isteyen oğluna taş verir?
10 Ya da balık isterse yılan verir?
11 Sizler kötü yürekli olduğunuz halde çocuklarınıza güzel armağanlar vermeyi biliyorsanız, göklerdeki Babanız'ın, kendisinden dileyenlere güzel armağanlar vereceği çok daha kesin değil mi?       

İsa Mesih bize babasına bağlı bir çocuk gibi olmamız gerektiğini hatırlatır.
Yaptığı konularda kendisine güvenen değil yapamadığı konularda Babasına güvenen bir çocuk gibi olmamızı ister.

Çocuklar Dünya’yı bizden farklı algılarlar. Basit şeylerle sevinip heyecanlanırlar. Kayan bir yıldız görmek, bir tırtılın sürünmesi, karıncanın koca bir yaprağı taşıması, Davut ile Golyat’ın öyküsü…onların çok dikkatini çeker. Ama bizler bu konular için fazla büyüğüz, ilgilenmeyiz bizi çok heyecanlandırmaz.

Sanki aynı şekilde Noel’de bizler için sıradan bir gün gibi mi olmaya başlıyor? O zaman durup tekrar düşünelim. İsa Mesih niçin geldi, nasıl geldi? Merakla düşünelim, araştıralım. O’nun yüceliğini ve iyiliğini derinlemesine hissetmeye çalışalım. TIPKI BİR ÇOCUK GİBİ.

Dünyada ne harikalar yapmış, doğada, evren ve özellikle sizin hayatınızda neler yaptı ve yapmaktadır.

II. VERMENİN BEREKETİNİ KEŞFETMEK
Bir kişi: Noel hediyesiz Noel olmaz demiş. Genelde bayramlarda hediyeler alınır ve verilir. Bu söz bir anlamda doğrudur. Ancak VERMENİN BEREKETİNİ keşfettiğimizde anlam kazanır.

Elçiler 20:35
Yaptığım her işte sizlere, böyle emek vererek güçsüzlere yardım etmemiz ve Rab İsa'nın, 'Vermek, almaktan daha büyük mutluluktur' diyen sözünü unutmamamız gerektiğini gösterdim.
İsa Mesih “vermek almaktan iyidir” demiştir.

Luka 6:38
Verin, size verilecektir. İyice bastırılmış, silkelenmiş ve taşmış, dolu bir ölçekle kucağınıza boşaltılacak. Hangi ölçekle verirseniz, aynı ölçekle alacaksınız."

Problem bu ayeti okuyoruz ama emin miyiz?
Toplumumuz almak vermekten iyidir ilkesini yaşıyor. Tüketmek, hep almak ama vermemek…
Çocuklarımız bile bayramlarda genelde “bana ne alacaksınız” derler. Acaba bu bayramda ne verebilirim demezler.

Amerika’da Noel zamanı büyük bir alışveriş çılgınlığı olur. Mall’lar çarşılar insanlarla dolar, trafik kilitlenir ve abartısız insanlar 1000’lerce dolar harcarlar. Ve genelde bayram döneminde Salvation Army isimli bir yardım kuruluşu çarşılarda malların yanında yardım toplamaya çalışırlar. İçeride binlerce dolar harcanır ama bu yardım kurumlarına birkaç sent verilir. Bu durum düşündürücüdür.   

Birbirlerimize hediye almak ya da değiştirmek çok iyidir. Ben de hediyeler almayı, açmayı severim. Ancak bir de şöyle düşünün; Bir açı doyurmak, yalnız birini ziyaret etmek, birisine yürekten gelen birkaç cümle ile bir teşvik kartı vermek ne kadar hoş olur.

Orta doğuda bir ülkede yaşayan bir Amerikalı adam Noel zamanı nasıl bayram kutlayacağını düşünmüş. Ancak ne katılacağı bir kilise ne de bir etkinlik varmış. Gidip şeker satın almış ve sokaktaki çocuklara dağıtmış. Çok basit ama hoş bir uygulama. Vermek almaktan iyidir.

Yuhanna 3:16 Tanrı….biricik Oğlu’nu verdi…

Bu bayramda sizleri vermenin bereketlerini keşfetmeye davet ediyorum. Alacağınız hediyeler ile sevinin ancak veren kalbin coşkusunu da yaşayın.

III. IŞIKLARI YAKIN.
Filipililer 2:14-15
Her şeyi söylenmeden ve çekişmeden yapın ki, yaşam sözüne sımsıkı sarılarak aralarında evrendeki yıldızlar gibi parladığınız bu eğri ve sapık kuşağın ortasında kusursuz ve saf, Tanrı'nın lekesiz çocukları olasınız. Öyle ki, boşuna koşmadığımı, boşuna emek vermediğimi görerek Mesih'in gününde övünecek bir nedenim olsun.

Işıkları çok severim. Renkli yanıp sönen ışıklar. Özellikle ağaca astığımız o renkli olanları. Bu konuda Amerikan halkına hayran kaldım. Evleri, bahçeleri ışıl ışıl oluyor.
İsa Mesih “Dünya’nın ışığı Ben’im” dedi.  Ve aynı zamanda Dünya’nın ışığı sizsiniz dedi. Pavlus aynı gerçeği tekrar eder. Dünya’nın İsa Mesih’siz koyu bir karanlıkta olduğunu ve bu karanlık dünyayı bir şekilde kilisenin aydınlattığını söyler.
Bizim diğerlerinden farklı yaşamamız gerekiyor. Herkes kızıp şikayet ederken bizim şükretmemiz, herkes öfke ve kinle doluyken bizim sevmemiz ve bağışlamamız gibi davranışlar ile farklılığımız göstermeliyiz. Yani IŞIK GİBİ PARLAMALIYIZ.

Matta 5:16
Sizin ışığınız insanların önünde öyle parlasın ki, iyi işlerinizi görerek göklerdeki Babanız'ı yüceltsinler!"
İnsanlar Noel’in İsa Mesih’in Doğuşu olduğunu bilmeliler. Ama aynı zamanda O’na iman edenlerin hayatında neler olduğunu da açıkça görmelidirler.
Şunu da bilmeliyiz ki aslında kendi doğruluğumuzu gösterme zamanı değil İsa Mesih’i yansıtma zamanıdır. Tıpkı Ay gibi olmalıyız. O kendi ışığını değil, Güneşin ışını yansıtır. Aynı zamanda bu ışığın diğer insanların hayatına da parlaması için aracılık etmektir. Bunun için kendinizi hazırlamanız gerekir.
1.Petrus 3:15
Mesih'i Rab olarak yüreklerinizde kutsayın. İçinizdeki umudun nedenini soran herkese uygun bir yanıt vermeye her zaman hazır olun.
Bu NOEL’de Çocuklar gibi olup, vermenin bereketleri ile parlayabiliriz.  

3 yorum:

  1. Noeli çocuklar gibi sevinçle, vermenin bereketiyle ve parlayarak kutlamalıyız..

    YanıtlaSil
  2. Çok güzel bir blogunuz var.Dell laptop tamircileri olarak paylaşımlarınızı çok beğeniyoruz.

    YanıtlaSil
  3. Dell laptop tamircileri, mesajınız ve ilginiz için çok teşekkür ederiz. İbrahim D.

    YanıtlaSil